Limter Is
Anasayfa | DISK'e bagli Sendikalar | Iletisim | Sendikamizdan | Yasal Uyari | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Arama


Gelişmiş Arama

Çağırıyoruz

Ankara'da kara kışın ortasında polis saldırısına, hükümetin kara propagandasına ve tehdidine rağmen Tekel işçileri kadınıyla-erkeğiyle "ölmek var dönmek yok" şiarıyla direnişe devam ediyor.

Kategori  Kategori : Sendikamizdan
Yorumlar  Yorum Sayysy : 0
Okunma  Okunma : 278
Tarih  Tarih : 15 Şubat 2010 16:28

Tekel işçileri ile dayanışmak için Tuzla Demokrasi Platformu olarak kaleme aldığımız ortak bildiriyi, Tuzla havzasında yaygın dağıtımı gerçekleştiriyoruz.

Tekel işçileri ile dayanışmak için yapacağımız basın açıklamasına Tuzla emekçilerini Tek-el olmaya çağırıyoruz.  

Platform olarak dağıttığımız bildiri ve çağrıyı olduğu gibi yayınlıyoruz.

Basın Açıklamasına

SENDE KATIL

17 Şubat Çarşamba Günü Saat:17.30’da
Deri-İş sendikasında toplanıp
Aydınlı meydanına yürünecek
24 Şubat Çarşamba İçmeler Parkı
(İçmeler Devlet Hastanesi yanı) Saat 18.00

İnsanca Yaşam, Güvenli Bir Gelecek İçin

TEKEL BARİKATINI GÜÇLENDİRELİM

Ankara’da kara kışın ortasında polis saldırısına, hükümetin kara propagandasına ve tehdidine rağmen Tekel işçileri kadınıyla-erkeğiyle  “ölmek var dönmek yok” şiarıyla direnişe devam ediyor. 

Kardeşler;

İlk bakışta, “Devlette çalışıyorlardı, paraları iyiydi, sigortaları vardı; tabi şimdi senin benim gibi çalışmaları işlerine gelmiyor, kendilerini acındırıyorlar, bunun arkasında başka bir şey var!” diye düşünebiliriz. Zaten AKP hükümeti ve Başbakan Tayyip Erdoğan da böyle düşünmemiz için gecesini gündüzüne katıyor.

Tekel işçilerinin kararlı duruşu, direnişe duyulan sevgi ve halk desteği karşısında panikleyen hükümet yetkilileri Tekel işçilerini yalnızlaştırmak , direnişi boğmak ve ay sonunda yapacakları saldırının zeminini yaratmak  için şeytanı bile şaşkına düşürecek yalana ve hileye başvuruyor..

Tekel’i Kim bitirdi.

Cumhuriyetten önce kurulmuş olan TEKEL Türkiye’nin en güçlü işletmelerdi. Ancak gelmiş geçmiş tüm hükümetler uluslararası bir avuç sermaye haydudunun çıkarı için İMF direktifleriyle TEKEL’i bitirmek için büyük çaba sarf ettiler.

Vergi rekortmeni ve 3 katrilyon hâsılatı olan Tekel işletmeleri “babalar gibi satarım” politikasının mimarı AKP hükümeti eliyle kapatılıyor. 

Evet, bizlerin vergilerleriyle kurulan ve siyasiler eliyle çalışamaz hale getirilen Tekel tamamen kapatılıyor. Böylece Tekel ürünleri çok uluslu şirketlerin kontrolüne bırakılmış oluyor. Tekel işletmelerinin kapatılmasıyla 1 milyon 300 bin üretici olumsuz yönde etkilenirken 12 bin Tekel işçisi ise 4-C kapsamına alınmak isteniyor. Bunun karşısında tek yumruk tek yürek olan Tekel işçisi AKP hükümetine “Yeter Artık Geçemezsiniz” diyerek baş kaldırıp işçi sınıfı onuruna yakışır büyük bir direniş başlattı.

Tekel işçileri ne istiyor.

Tekel işçisi iki aydır 4-C’li olmamak için direniyor.

Direniyor çünkü 4-C’li olmak demek ne işçisin ne memursun, iş güvencesi olmayan sözleşmeli personel olmak demektir.

4-C li olmak demek sendikasızlaşmak, ücretlerin yarı yarıya düşmesi, güvencesiz çalışmak demektir. 

4-C’li olmak demek fazla mesai ücretini, kıdem tazminatını, bütün sosyal halkları unutmak dahası sözleşme bitimi sonunda işsiz kalmak demektir.

Şimdi elimizi vicdanımıza koyarak cevap verelim; Siz olsanız 4-C’li olmayı kabul edermisiniz? Siz bir Tekel işçisi olsaydınız direnmezde ne yapardınız?

Bilmeliyiz ki Tekel işçisi bu gün sadece kendisi için değil milyonlarca emekçinin, ezilenin geleceği temsil ediyor. Tekel direnişi büyük patronların iradesini temsil eden AKP hükümetiyle, ezilenlerin iradesini temsil eden Teke işçileriyle çarpışmaya dönüşmüştür

Unutmayalım ki tekel direnişi boğulursa patronların ve onların iradesini temsil eden AKP hükümetinin saldırısı daha da artarak devam edecektir.

 Ezilenlerin barikatı haline dönüşen Tekel direnişini kazanmak zorundayız.

Tekel direnişini kazanırsak, yolumuz açılır. Yeni saldırıları durdurabiliriz.

Tekel direnişini kazanırsak, biz ezilenlerin umudu büyür, işsizliğe yoksullaşmaya, zamlara karşı mücadele azmimiz güçlenir.

Tekel direnişini kazanırsak, gençlerimizi her gün bataklığa çeken çeteleşmeye, uyuşturucu tacirlerine, yaşam alanlarımızda etrafına kanser zehiri saçan baz istasyonlarına karşı dayanışmamız büyür silkelenir ayağa kalkarız.

Kardeşler

Gün bu gün, ya kazanacağız, ya kazanacağız. Neredeyse kaybedecek bir şeyi kalmamış olan biz ezilenler için tekel direnişi büyük bir fırsat. Ağacın toprağa, toprağın suya, suyun buluta ihtiyacı olduğu kadar biz emekçilerin Tekel direnişinin zaferine ihtiyacımız var.

Gün Tekel Direnişi etrafında Tek-el Tek yürek olma zamanı.

Yarın değil bu gün, Karar senin

TUZLA DEMOKRASİ PLATFORMU

Yazdyrylabilir Sayfa Yazdyrylabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Sendikamizdan

En Çok Okunan Haberler

Son Dakika Haberleri

© 2005-2007 Tüm Haklari Saklidir
RSS Kayna?y | Yazar Giri?i

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi